Mevcut Diller
BAFTA ve Olivier Ödüllü oyuncu Kristin Scott Thomas (Electra, Slow Horses, Four Weddings and a Funeral), ünlü yönetmen Ian Rickson (Uncle Vanya, Jerusalem, The Weir) ile Conor McPherson'ın (The Weir, Girl from the North Country, Uncle Vanya) yeni The Cherry Orchard uyarlaması için tekrar bir araya geliyor ve Lyubov Ranevskaya rolünü oynayacak. Prodüksiyon, 3 Ekim 2026'dan 9 Ocak 2027'ye kadar Harold Pinter Tiyatrosu'nda sahnelenecek ve basın gecesi 13 Ekim'de olacak. Daha fazla oyuncu kadrosu bilgisi yaklaşan tarihlerde duyurulacak.
Ian Rickson ve Kristin Scott Thomas bir başka Çehov klasiğini sahneye taşıyacak. Scott Thomas daha önce Rickson'ın Londra'da ve Broadway'de sahnelenen ve büyük beğeni alan The Seagull prodüksiyonunda Arkadina'yı canlandırmıştı; Kristin bu rolle En İyi Kadın Oyuncu dalında Olivier Ödülü kazanmıştı.
Kristin, bu yılın başlarında düzenlenen Women's Prize for Playwriting töreninde ilk kez verilen Leading Light Award'u kazandı. Bu ödül, sanatta bir kadının yaşam boyu süregelen etkisini, seçkin bir eser gövdesini ve kültüre olan olağanüstü katkısını tanır. Başka ödüller ve adaylıklar arasında: Four Weddings and a Funeral'da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında BAFTA ve Evening Standard British Film Ödülü, Darkest Hour'da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında BAFTA adaylığı ve The English Patient'ta En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı yer alıyor.
Kristin Scott Thomas, “Çehov ile Pinter'a geri dönmek, sürekli canlı bir tiyatro parçasına ev sahibi olmaya benziyor. Conor McPherson'ın yeni uyarlaması, The Cherry Orchard'a taze ve acil bir enerji getiriyor; ve yönetmenimiz Ian Rickson ile Çehov'un insan kalbi üzerine olağanüstü başarılı ve güzel incelemesini keşfedeceğimiz için heyecanlıyım” dedi.
The Cherry Orchard Hakkında
Lyubov Ranevskaya yıllar sonra yurtdışından çocukluk malikanesine döndüğünde, aile evini ve sevdiği kiraz bahçesini tehdit altında bulur.
Eski sadakatler sarsılırken ve yeni hırslar yükselirken, ayrıcalıklı bir dünya çökmeye başlar. Lyubov geleceği kucaklayabilecek mi, yoksa anıların çekimi kaçınılmaz mı olacak?